TASARIMDA GÖRSEL DEĞERLERİN İFADESİ: DOKU

Doku, şekil, renk, biçim gibi kavramlar; tasarım sürecinin temelini oluşturur ve ortaya konan ürünün estetik algısındaki vurucu etkiyi yaratma potansiyeline sahiptirler. Güncel tasarımlarda, ruhsuz sonuçların üremesi sebeplerinin en başında, geçerli bir gerekçe olarak, bu kavramların sahip olduğu estetik güç ve nüans potansiyelinin göz ardı edilmesi gösterilebilir.

Bu kavramlar arasında, mekanın görsel açıdan daha nitelikli olmasına katkıda bulunan değerlerden biri, doku.

Tasarımcı olarak; çevresinde bulunan malzemelerin zemininden farklı, dokunsal kaliteye sahip olan yüzeylere “dokulu” deme eğilimi gösteriyoruz. Esasında, en genel tanımıyla inceleyecek olduğumuzda, tasarlanan mekandaki tüm elemanların bir dokusunun olduğu söylenebilir. Doku, bu mekanın sınırlarını çizen soyut bir çizgi olmasının dışında, malzemenin doğası gereği sahip olduğu özellikleri ifade etmesinde de oldukça etkileyici bir araçtır.

Bu yazıda, tasarımda dokunun daha etkin kullanımı ve bazı önemli noktalarından bahsedeceğiz.

Doku, görsel ağırlık etkisi verir.

Görsel ağırlık konsepti altında esas olarak değinmek istenen, mekanın ya da yalnızca herhangi bir objenin odak noktası olabilme yeteneğidir.

Dokuyu tasarım süreci içerisine verimli olarak işlerseniz, mekan içerisinde eksikliğini hissettiğiniz fakat tam olarak çözüm bulamadığınız o problemin ortadan kalktığını görebilirsiniz. Bu anlamda doku, renk kavramı ile aynı temelde çalışır. Sağlıklı bir renk dozajına sahip olan mekanlarda, görsel açıdan bir eksiklik olmaması, bu miktarın doğru olduğu anlamına gelecektir. Doku kullanımı açısından da durum tam olarak böyledir.

Dokunun getireceği ağırlık ve etkileri açısından örnek verecek olursak; pürüzlü yüzeyler kullanmak, ortaya koyduğunuz mekanı daha sıcak ve samimi hale getirirken, pürüzsüz dokular zarif fakat nispeten daha soğuk bir hava katacaktır.

Bununla beraber, dokunun etkinliğini arttırmak adına, objelerin ya da diğer elemanların bir araya gelişlerini de organize etmelisiniz. Burada söylemek istediğimiz, pürüzlü herhangi bir nesnenin hemen yanına pürüzsüz bir dokuyu konumlandırmak, yaratmak istenen farklılığı doğrudan ortaya koyacak ve nesneyi daha ağır gösterecektir.

Doku, denge getirir.

Tasarımın söz konusu olduğu her noktada, kontrast oldukça mühim bir konumdadır. Dengeyi ve görsel ilgiyi sağlayan en temel prensiplerden biridir kontrast.

Bu bağlamda kontrasta değinmenin temel sebebi, farklı dokuların kullanımıyla da dengenin gerçekleştirilebilecek olmasıdır.

Örneğin, belirgin bir odak noktası seçiyor ve tüm alakanın orada yoğunlaşmasını istiyorsanız iki farklı dokunun kullanılması uygun olacaktır. Bir diğer yandan, kullanıcıların ortaya koyduğunuz mekanı bir bütün olarak algılamasını istediğinizde bu doku farklılığını arttırabilirsiniz. Dokuların renkleri açısından da bir inceleme yapalım. Aynı renk tonuna sahip veya renk açısından benzer bir şemaya sahip  olan dokularda, kontrastın fazla olması tasarımın kalitesini arttıracak ve bir araya geldikleri noktada, mekanda bir uyum hissi uyandıracaklardır.

Yazar: Kübra Türk

CATEGORIES:

YOUR COMMENT